Save on skills. Reach your goals from $11.99
Sale!

Pratik,hızlı,konuşturan İngilizce Kursu

0.00

Last updated on January 25, 2022 10:59

Description

What you’ll learn

  • Anadil destekli,basitleştirilmiş ingilizce öğrenme metodu olan ”Ekolayzer Method” ile hızlı bir şekilde ingilizce cümleler kuracak ve anlayacaksınız.
  • İngilizceyi,Türk İnsanının öğrenme özelliklerine göre,Türkçe kullanmaktan korkmadan,hızlı ve kolay bir şekilde öğreneceksiniz.
  • Özer ders alır gibi,en temelden başlayarak,Türkçe’den destek alarak kolay,pratik bir şekilde ingilizce öğreneceksiniz
  • Ödev bölümleri ve animasyonlar ile öğrendiğiniz bilgileri pratik ederek dünya dili oln ingilizceyi öğrenecek ve dünya ile konuşmaya başlayabileceksiniz.
  • İngilizce öğrenirken ,Türkçe düşünmekten korkmayacak hatta Türkçeden destek alarak kalıcı ingilizce öğreneceksiniz.
  • klasik ingilizce derslerinde olduğu gibi boşlıkları doldurmak yerine,cümleyi sıfırdan siz kuracaksınız
  • Akıcı ingilizce konuşmanın püf noktalarını öğreneceksiniz.

Yıllarca,klasik İngilizce öğrenme yöntemlerini denedikten sonra gördük ki, Einstein‘ın dediği, gibi :

‘’Aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir.’’

Hal bu iken,birşeyler yapmak,yeni,doğru bir öğrenme yöntemi bulmak gerektiğinden,en güzel ve kalıcı bir şekilde kültürle harmanlayarak dili nasıl öğrenebiliriz ve öğretebiliriz sorusunun cevabını ararken bulduk kendimizi.Tabii ki evrensel dil öğretim yaklaşımlarını ve yöntemlerini tekrar hatırladık.Birçok Bilim adamının farklı farklı bakış açılarını gördük.

Dünyanın en ünlü dil bilimcilerinden olan Chomsky e göre insan beyni boş bir levha idi ve bu levha yaşantılar ve deneyimlerle doldurulabilirdi.İnsan beyninde örtülü bir dilbilgisel sistemle doğduğu görüşünü savunan Chomsky herkeste varolan bu yeteneğin sadece geliştirilmesi gerektiğini savunmaktadır.

Bu bize şunu gösterdi;Fiziksel bir rahatsızlığı olmayan herkes dil öğrenebilir.

Yabancı dil öğrenimi ve öğretimi konusunda biz neyi yanlış yapıyoruz?

Türkiye’de şuan üniversitede veya sonrasında temel seviyede İngilizce öğrenmeye çalışan insanların ‘What’s your name?’’ sorusunu ilk defa duyarak kullanmaya çalışmalarının üzerinden en az on yıl geçmiş olmasına rağmen hala bunun pekte ötesine ulaşamamış olmaları,problemin aslında nekadar büyük olduğunu açıkça gösteriyor.

Yıllarca yabancı dil öğrenimi ile ilgili bilinen ve uygulanmaya çalışılan klişelere göz atalım;

‘’Yabancı dilde düşünmek gerekir’’

’Bol bol kitap okuyun,yabancı müzik izleyin’’

’Ne kadar çok kelime ezberlerseniz okadar çok konuşabilirsiniz’’

*ingilizce’nin ülkemizdeki öğretmenler tarafından bile maalesef doğru ve akıcı konuşulamadığı düşünüldüğünde ve ülkece ingilizce konuşma oranımızın düşüklüğü göz önüne alındığında ;ingilizce’yi konuşarak pratik etme ortamımızın olmadığını gördük,böyle bir ortamda bizlerin yabancı dilde düşünme meselesinin yabancısı olduğumuzu farkettik.

*İngilizce kitap okuyup müzik dinlemek evet bizlere daha iyi anlama yetisi kazandırdığı aşikar ancak bizim en büyük kronik hastalığımızın ‘anlıyorum ama konuşamıyorum’’ olduğu düşünülürse ;sadece kitap okuyup müzik dinlemek; ingilizce iletişim kurmada yaşadığımız problemlere çözüm bulma konusunda yetersiz olduğunu gördük

‘’Kelime bilmek yabancı dil bilmek olsaydı klasik bir sözlük kullanarak yeni bir dil öğrenmemiz on yıl kadar uzun bir süre almış olamazdı’’

Tüm bu düşünceler bir araya geldiğinde ortaya çıkan resim şu oldu:

Klasik öğrenme yöntemlerinde söylendiği gibi ‘’ingilizce düşünmek’’ aslında Türkiye şartlarında çok mümkün değil,kaldı ki insan zaten anadilinde düşünür.

Ayrıca,ingilizce öğrenmek için sabah kahvaltısında haşlanmış fasulye yiyen ingilizler gibi veya anne ve babasına ismiyle hitap eden Amerikalılar gibi düşünmek zorunda da değiliz.Yada,tamamen Ingilizlerin yada amerikalıların yaşam tarzlarına ve ilgi alanlarına göre hazırlanmış,sıkıcı,boğucu kitaplarla uzun uzun dersler yapmak yada hayatınız boyunca belkide hiç kullanmayacağınız ingilizce kelimeleri öğrenmek zorunda değiliz.

Kendimize sormamız gereken en önemli soru şu;

Türkiye’de nekadar uzun süre ingilizce kursuna giderseniz gidin,ingilizce bilginiz Türkçenizin önüne geçebilir mi? Tabii ki hayır!

Ozaman Türkçe’den yardım alarak Ingilizce öğrenmeye çalışsaydık,şimdiye kadar çoktan ingilizceyi öğrenmiş olurduk öyle değil mi?

Unutulmamalıdır ki; Dünyanın heryerinde ingilizce geniş zaman aynıdır,kuralları ve kullanımı değişmez, bizim geniş zamanı öğrenmekle ilgili bir problemimiz yok,Bizim problemimiz,ingilizce cümle kurmaya yönelik dil öğretilmemesi ve ayrıca ingilizce konuşulma oranı çok düşük olduğu için pratik ortamı olmamasıdır.

Sonuç olarak,

Mesele ingilizce düşünmek olarak evrenselleştirilmesine rağmen asıl olan şey İngilizce öğrenmek demek aslında; kişinin söylemek istediği cümleyi o kültürü de dikkate alarak anadilinde düşünüp zihninde yabancı dile çevirip ifade etmesidir.Pratik edilerek hızlandırılması gereken uygulama budur.Bu sayede yabancı dilin aktif kullanımı sağlanarak kalıcılığı da artacaktır.

Yani;Yabancı dili kültürüyle birlike , kendi öğrenme yöntemlerimizle,öğrenme alışkanlıklarımızla,Türkçe kullanmaktan korkmadan,çekinmeden öğrenmeliyiz.

Bu kursun sonunda, EQUALIZER METHOD’un kendine özgü yöntemi ve teknikleri ile kolayca ingilizce konuşabilecek ve dünyayı gezmeye başlayabileceksiniz.

Who this course is for:

  • İngilizce’yi gerçekten,gerçek hayatta kullanmak için öğrenmek isteyenler için uygundur
  • Kursumuz,sıfırdan ingilizce öğrenmek isteyen ve alışılagelmiş,klasik öğrenme yöntemlerinden sıkılan,gerçekten ingilizce konuşmak isteyen kişiler için uygundur.
  • Anadil destekli İngilizce öğrenme metodu olan EKOLAYZER METOT ile,pratik ve kalıcı ingilizce öğrenmek isteyen herkes
  • Dünyanın dilini öğrenip dünyaya açılmak isteyen herkes

Reviews

There are no reviews yet.

Be the first to review “Pratik,hızlı,konuşturan İngilizce Kursu”

Your email address will not be published.

Product categories